Sivil Toplum – Biz ve “Satak”

Bir önceki  ‘’ Tarihi Bornova Çarşı’da (SATAK) Dernek” başlıklı yazım, başta Bornova Çarşı olmak üzere bazı sivil toplum kuruluşları ve kamuoyundan ilgi gördü.

Yıllardır tarihi çarşının bir derneğinin olmayışına duyulan özlem ve elzemi dile getirdiğim köşe yazımda, gözden kaçan ve okurlarımın yorum ve eleştirilerinden yola çıkarak birkaç hususu dile getirmekte fayda görüyorum.

Türkiye’de Sivil Toplum Kuruluşları (STK),  dernek ve vakıf yapılanmaları, önyargı cenderesiyle sıkışmış haldeler.

STK’lardan uzak durmak, karışmamak, âmiyâne tabirle bulaşmamak toplumumuzda genel kabul görmüş bir durum. Dernek, Vakıf çalışmaları denilince, her zaman olumsuzluklar akla gelir olmuş. STK’lardan ürken bir toplum haline gelmişiz.

Örgütsüz bir toplum “savrulan bir toplumdur”.

‘’Demokrasilerde, sivil toplum kuruluşları vatandaş yani birey ile devlet arasında köprü rolü oynamaktadır. Vakıf ve dernekler topluma yararlı hizmetler geliştirmek için kurulmuş yasal topluluklardır. Modern toplumların en etkin siyasi baskı ve toplumsal değişim aktörleri arasında Sivil Toplum Kuruluşları vardır.( Vildan Yıldız Milliyet 22.2.2018)’’

Dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde STK’lar toplumun hemen hemen her kesimine yayılmış, sosyal hayatın olmazsa olmaz bir parçası haline gelmiştir.

Avrupa’da her 40 kişiye bir dernek, Türkiye’de 826 kişiye bir dernek düşmektedir. Avrupa Birliği üyesi ülkelerde bu oran çok daha fazladır. Almanya’da 2 milyon 100 bin, Fransa’da 1 milyon 470 bin dernek bulunmaktadır.

Bazı ülkelerin neredeyse ülke nüfusuna yakını derneklere kayıtlı üyesi bulunmaktadır. Bu da birden fazla derneğe üyeliğin gerçekleştiğini göstermektedir.

Bizde; Okul dernekleri,  avcı, hayvan sevenler, çevre, hemşehri gibi dernekler en revaçta olan dernekler arasındadır.

Günümüzde bireysel ve toplumsal ihtiyaçların karşılanması sadece devletin görevi olmaktan çıkmıştır.

 Duyarlı vatandaşlar bir araya gelerek eğitim, sağlık, çevre, kültür, insan hakları, turizm, bilim ve teknoloji gibi toplumun genelini içine alan ve ilgilendiren alanlardaki ihtiyaçlarını karşılayacak, meselelerine çözüm getirebilecek bir oluşuma ihtiyaçları vardır.

STK başlığı altında Dernekler de sivil toplum kuruluşu olarak bireylerin (çarşı esnafının-mahalle sakinlerinin-vb) kendi arzu ve istekleriyle oluşturdukları ortak yaşam alanına sahip çıkması gerekmektedir.

Bireysel çabalar kamuoyu oluşturmaya yetmemektedir. Sesini duyurmak, ses getirmek, daha açık ifadeyle derdini istek ve dileklerini anlatmak ancak tüzel bir kişiliğe sahip olmakla mümkün olmaktadır.

Bugün tekerlekli bir sandalyeye ihtiyacı olan birey, kendi çabalarıyla ancak çevresindekilerin katkısıyla birkaç kişi veya kuruma ulaşabilmektedir.

Eğer tekerlekli saldalyeye ihtiyacı olan birey, ‘’Tekerlekli Sandelye Derneği’’ (misal olarak) isimli bir dernek çatısı altında ise; onlarca, yüzlerce gönüllü iştirakçi ile derdine çare bulabilmesi çabuklaşabilmektedir.

Bu dernek, yazılı ve görüntülü basın aracılığı ile binlerce, hatta on binlerce duyarlı  insana ulaşabilmektedir.

Bir elin nesi var, iki elin sesi var.

Sivil toplum kuruluşları dernekler toplumun birlik beraberliğinde, yardımlaşmasında önemli rol oynamaktadırlar.

 En önemlisi de etkili olmaktadırlar.

Toplumun farklı kesimlerinden bireyler birlik, beraberlik  ve yardımlaşma düşüncesi ile yardım etme ve yardım almada bir araya gelerek DERNEK gibi bir Sivil Toplum Kuruluşu çatısı altında bulunmak zorundadır..

Kıssadan hisse,  * SATAK Bornova Çarşı’da Dernek çok önemli ve zorunludur.

Çarşı derneği Çarşıya esnafa Bornova’ya çok şey kazandıracaktır.

  • SATAK…. Tarihi Çarşı’ya eski yıllarda Farsça “SATAK” denilmiştir.

Ufuk Zirve YAZANLAR

30 AĞUSTOS’TAN 9 EYLÜL’E

30 Ağustos zaferinden 1 gün sonra orduya “İlk hedefiniz Akdeniz’dir… İleri!” emri verildi. Emrin verildiği bildiride,  Subay ve erlerine olan güven ve inancını ifade ediyordu.  “büyük ve soylu milletimizin fedakârlıklarına layık olduğunuzu kanıtlıyorsunuz” “büyük Türk milleti, geleceğinden emin olmakta haklıdır.” “ Savaş alanlarındaki ustalık ve fedakârlıklarınızı yakından görüyor ve izliyorum.”  “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İLERİ…!” […]

DEVAMI....
Ufuk Zirve YAZANLAR

TARİHİ BORNOVA ÇARŞI’da DERNEK

ufuk zirve Yüzyıllar öncesi geçmişe sahip olan tarihi çarşı, yetim ve öksüz kalmış durumda. Sorunları çok.  Saymakla da bitmiyor. Yağmurlu kış günleri bir dert, yoldaki taşlar ayrı bir dert.  Temizliği, bakımı, çevre düzenlemeleri, alt yapısıyla Satak’a yakışmayan görüntülerle dolu. Çarşımız, göz bebeğimiz… Vali, Kaymakam, Belediye Başkanı çarşıdan başlar ziyaretlerine. Esnafları dolaşır, denetlemeler yapar, dertlerini dinler. […]

DEVAMI....
Ufuk Zirve YAZANLAR

İYİ Kİ…

Korona virüs belasının sokaklarda kol gezdiği günümüzde, devlet sıkı tedbirlerle salgının önüne geçme mücadelesi veriyor.  Normal yaşantımızın sınırlandırıldığı zaman dilimi içinde kimi uzun kimi kısa kapanma dönemleri geçiriyoruz. Bu dönemde çoğu iş yeri faaliyetini uzun süre durdurmak zorunda kaldı. Okullar tatil edildi.  Lokantalar, döneciler gibi gıda işletmeleri paket servisine döndü, spor salonları, halı sahalar, kafeterya […]

DEVAMI....