Bilgi / Savar

Bu yazı astronomi bilgileri için değil, dil bilgisi için değil ve dini bilgiler için de değildir. Lütfen önyargı kalkanlarınızı indirin. Sadece okuyun ve önyargısız düşünün.

BİLGİ/SAVAR

1967 ‘de devasa radyo teleskoplar kurularak uzay dinlenmeye başlanır. Düzenli nabız gibi atan sinyaller yakaladıklarında bilim insanları çok heyecanlanırlar. Çünkü sinyallerin sistematik olması yoğun ve güçlü gelmesi gök cisimlerinden değil de bir zekâ ürünü olarak teknolojik bir mesaj olduğunu gösteriyordu. Üstelik bizim güneş sisteminden geliyordu. Sinyali gönderenlere bir isim de takmışlardı; “Little Green Men” (küçük yeşil adamlar) Bu önemli bilgiyi bu isimle hazırlanan bir sempozyumla dünyaya duyurdular.

Bilim adamlarının keşfettikleri şey doğru ama yorumlamaları yanlış idi. Bunun gibi yüzlerce örnek verilebilir. Daha sonra doğrusu anlaşılır ve düzeltilir. Bu konuya yazının sonunda devam edeceğim.

İşte bilim böyle bir şey ve ben bunu seviyorum. Önyargı ile “bilim adamı ise doğrudur” demek hatasına düşmek yerine temkinli yaklaşmak daha akıllıca olur. Aynı şey dini bilgiler içinde geçerli olsa da burada önyargılar daha da öne çıkıyor. İnananların büyük çoğunluğu okudukları meallere mutlak doğru olarak bakarken inanmayanların büyük çoğunluğu da mutlak yanlış olarak bakarlar. Korkunç bir önyargı trafiği yaşanırken hayati önem taşıyan bilgiler kaçırılır. Önyargı tam bir bilgi/savar olarak hayatımızı sabote eder. Bunun olmasına izin verirsek neler kaçırdık, yoldan ne kadar saptık farkında bile olamayız.

KUANTUM DİYE BİR ŞEY VAR

Bildiğimiz fizik kurallarının geçerli olmadığı bir dünyadır atomların dünyası. Hele “Dolanıklık İlkesi” inanılacak gibi değil. Işık hızının çok yavaş kaldığını hayal edebilir misiniz? Bilim insanları; “ışık hızından daha büyük bir hız yoktur” derler ve doğrudur. Ama bir başka bilim adamı da dese; “Şu an eş zamanlı olarak evrenin öbür ucuna etki edebilirim” evet doğrudur… Evrenin sonsuz diyebileceğimiz kadar büyüklüğüne denk atom altı dünyasının küçüklüğünde Higgs parçacığı bulundu. (Çoklu evren teorisi için önemli bir şeydi) Tüm bunların merkezinde ise insan vardır. …Ve insan kuantum fiziğini tam olarak anlayamasa da özelliklerini kullanmaya başladı. Önyargılarımız galip gelseydi bu gelişmeler alay etiğimiz fikirler olarak kalırlardı.

ÖNYARGILI BİLİM OLMAZ

SCIO isimli bir cihaz geliştirilmiş. Kuantum fiziğinin prensipleri kullanılarak çalışıyor. Vücuttaki eksik ve fazla maddeleri tespit ederken sorunlu organları da gösterebiliyor. Hastanın hayatı boyunca geçirdiği travmalar yaşı ile birlikte çıkabiliyor. Tabii cihazdan gelen verileri yorumlayacak ehil eller. Tecrübeli beyinler olmalı. Yani cihazı kullanan iyi bir doktor ise hem ilaçları hem şifalı otları biliyorsa muhteşem oluyor. Bilim insanı olarak doktorların önyargılardan daha da arınmış kişiler olmasını bekleriz. Dünyada böyle gelişmeler olurken bir doktorun dedikodu formundaki sözlere ehemmiyet verip kendisine yakışan bilimsel araştırmaları yapmaması ne büyük bir gaflettir. Bir diş doktoruna diş hakkında yeni teknolojik bir gelişmeden bahsediyorum bilmiyor olması ilginç değil mi?

PULSAR

Yazının başındaki konuya tekrar dönelim. Çok kısa süre sonra anlaşıldı ki bu sinyaller hızla dönen minik bir gök cisminden geliyordu. Saniyede 11 kez döndüğü için oluşan radyasyon akımı radyo teleskoplara sinyal olarak geliyordu. Bu bir nötron yıldızı idi ve devasa yıldızların çökmesiyle oluşuyorlardı..Darbe gibi sinyaller gönderdiği için ona “Puls” kelimesinden türetilen Pulsar adı verilir. Eş anlamlı kelimelere bakarsanız “knock” (tak tak) yazdığını görebilirsiniz. Bunu niçin söylüyorum;

PULSAR SURESİ

Kuran’da Tarık suresi vardır. İlk ayette Tarık’ın ve göğün üstüne Allah yemin ediyor. İkinci ayet Tarık nedir nereden bileceksin? Diyerek akıl almaz özellikleri olduğu anlaşılan bir yıldız olduğu anlatılıyor. Üçüncü ayette ise o “delici” bir yıldızdır diyor. Ayetin Arapça orijinalinde olmadığı halde meal yazarları karanlığı delen ışık şeklinde yorum yapmışlardır. Oysa pulsarların çok ilginç bir özelliği daha bize Kuran’da ki Tarık ile ne kadar benzeştiğini gösteriyor. Konu ile ilgili araştırma yaparsanız bilim insanlarının şöyle bir örnekle pulsarın olağan üstü yoğunluğunu anlattıklarını görürsünüz; “Eğer bir kaşık pulsar alabilseydik bu bir kaşık pulsar dünya üzerinde 1 milyon ton ağırlığa eşit gelirdi. Bu kadar küçük olan (20 Km. çapında) bu yıldız evrenin en yoğun maddesidir. Eğer dünyaya çarparsa merminin tahtayı delip geçtiği gibi delip geçer. Yani Pulsar delicidir. Son bir şey daha söyleyerek bitiriyorum. Tark ne demek diye sordum eşime o da masaya vurarak “knock knock” (tak tak) dedi.

Belki de Kuran’da anlatılan ve Allah’ın üzerine yemin ettiği ve adına bir sure tahsis edilen bu delici yıldız bizim kıyametimizi getirecek olan yıldızdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir